• Kayıt Dışı Ekonomi

    Sayfalar : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16

    Vergiye karşı direnç, kayıt dışılığa sebep olan bir diğer etkendir. Hatalı veya eksik diye nitelendirilebilecek ekonomik ve mali politikalar uygulanması sonucunda vergi gelirlerinin etkin kullanılmadığına dair oluşan inanç, mükelleflerin vergi ödemeye karşı direncini artırmakta; sıkça çıkan vergi afları ise düzenli vergi ödeyen mükellefler aleyhine haksızlığa yol açmaktadır. Bu sebeple, vergi kaçırma ve vergiden kaçınma gibi eğilimler yoluyla kayıt dışı faaliyetlerde artış gerçekleşmektedir.

    Vergi sistemindeki adaletsizlikler, kayıt dışı faaliyetlerin artmasına sebep olan bir diğer etkendir. Stopaj usulünde vergilendirme, bir diğer deyişle kaynaktan vergi alımı, servet beyanının kaldırılması ve menkul sermaye iratlarının beyana tabi olmaktan çıkarılması gibi düzenlemeler, vergilemede adalet ilkesini zedelemekte ve kayıt dışılığa neden oluşturmaktadır. Ayrıca, vergi kanunlarının karmaşık olması ve vergi kanunlarında sıkça gerçekleşen değişiklikler, açıklık ve kesinlik ilkelerine engel teşkil etmektedir.

    Artan belirsizlik karşısında ise mükelleflerde vergiye karşı direnç oluşmaktadır. Bir tarafta karışık vergi mevzuatının varlığı, öte yanda, eğitim düzeyinin düşüklüğüne bağlı olarak yeterince yaygınlaştırılamayan vergi bilinci, kayıt dışılığa sebep teşkil etmektedir. Kayıt dışı ekonomik faaliyetlere sebep oluşturan bir başka unsur ise yasal düzenlemelerin getirdiği vergi dışı mali yüklerdir. Sosyal güvenlik primleri, iş ve işçi sağlığı ile ilgi yasal düzenlemeler, çevrenin korunması için alınması gereken önlemler, işverenler için maliyet yükseltici nitelikte olup kayıt dışılığı teşvik etmektedir. Yasal düzenlemeler, rekabetçi piyasa koşulları altında çalışmak zorunda olan işletmelere ilave mali yükler getirmekte; maliyet unsurunu ön planda tutan işletmeler ise sözkonusu yasal düzenlemelere tâbi olmamak için kayıt dışı çalışmayı tercih edebilmektedir.

    Özetle, kayıt dışı ekonominin oluşmasında, yüksek enflasyon ve ağır vergi yüküyle karşı karşıya olan nispeten düşük gelirli kesimin, rekabetçi piyasa koşullarında, karmaşık yasal düzenlemelere tâbi olmama isteği sözkonusudur. Unutulmaması gereken bir diğer husus ise, sözkonusu isteğin gerek arz ve gerekse talep yönlü olduğudur. Bir diğer deyişle, işçi-işveren ilişkisinde gerek işçi ve gerekse işveren kayıt dışı istihdamı tercih ederken, alıcı-satıcı ilişkisinde gerek alıcı ve gerekse satıcı açısından kayıt dışı faaliyette bulunmak mevcut koşullar altında lehte bir davranışa dönüşmektedir.

    4 Aralık 2009, Cuma / Saat 23:57


  • Bu Yazıyı Paylaş

    DeliciousFacebookDigg
    RSS FeedStumbleUponTwitter

Bu Makaleye Henüz Bir Yorum Yapılmamış.

Yorum Ekle


XHTML: Yorumlarınızda Şu Etiketleri Kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>
Copyright © 2009-2010 SamiDirek.Com | Tüm Hakları Saklıdır.
Yukarı